17 Eylül 2020 Başak Burcunda Yeni Ay; Yâ Zü'l-celâli ve'l-İkrâm
  


17 Eylül 2020 Başak Burcunda Yeni Ay; Yâ Zü'l-celâli ve'l-İkrâm

Can özünden besmeleyi çekende
Dil yanmazsa ben yanarım sultanım
Hak uğruna bir sefere çıkanda
Yol yanmazsa ben yanarım sultanım

Arzuhalim ulaşırsa divana
Korkarım ki taban değer tavana
Çiçeğimden zerre girse kovana
Bal yanmazsa ben yanarım sultanım

Göz utanır gönül dostu görünce
Can tutuşur candan selam gelince
Bülbül olup bir bahçeye girince
Gül yanmazsa ben yanarım sultanım

Aşıklık içimde doğduğu zaman
Taş yanar göz yaşım yağdığı zaman
Mızrabım sazıma değdiği zaman
Tel yanmazsa ben yanarım sultanım

Üzülmedim erkenine geçine
Akıl yordum her şeyine hiçine
Söküp yüreğimi atsam içine
Göl yanmazsa ben yanarım sultanım

Alev alev ruhta, canda bu ateş
Bakmakla görülmez bende bu ateş
Bırakılsa hangi günde bu ateş
Yıl yanmazsa ben yanarım sultanım

Dosta mektup yazma vakti gelirse
Yazar postalarım kısmet olursa
Mektubumun mahiyetin bilirse
Pul yanmazsa ben yanarım sultanım

Abdürrahim KARAKOÇ- İkinin Biri

Not: Arif olana yeter:) Hayırlı Yeniay'lar:)

Oğlumdan hepinize mavi mavi öpücükler:)


(9) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: Elif Hece Öztürk
selam:) - Çok teşekkür ederim her birinize. dosta mektup yazma vakti geldi inşaallah:) elif kelamı düştü kaleme, yazar postalarız bol bol:)
bu satırları görenler; nakış nakış saadet çiçeği işlesin hakk hanelerinize e mi. öperim ruhunuzdan.
9 Ekim 2020, Cuma, 09:57



Gönderen: Anelya
Elhamdülillah - Şükür
9 Ekim 2020, Cuma, 08:00



Gönderen: V
Özledik sizi - Burçtaşım nerelerdesiniz? Çok özlüyoruz sizi. Diğer mecralarda da uzun zamandır yoksunuz. Bizi kendinizden mahrum etmeyin lütfen. Sizi çok seviyorum ben şahsen. İlminiz bana çok şey kattı.
8 Ekim 2020, Perşembe, 18:02



Gönderen: Selin
Velhasıl; - pişdim de geldim dersin..
18 Eylül 2020, Cuma, 20:29



Gönderen: zeynep
Yeniay mübarek olsun :) - Zât-ı Hakk’da mahrem-i irfân olan anlar bizi,
İlm-i sırda bahr-ı bî-pâyân olan anlar bizi.

Bu fenâ gülzârına bülbül olanlar anlamaz,
Vech-i bâkî hüsnüne hayrân olan anlar bizi.

Dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz,
Her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi.

Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şâlımız,
Varlığından soyunup üryân olan anlar bizi.

Zâhidâ ayık dururken anlamazsın sen bizi,
Cür’ayı sâfî içüp mestân olan anlar bizi.

Ârifin her bir sözünü duymaya insân gerek,
Bu cihânda sanmanız hayvân olan anlar bizi.

Kahr u lûtfü şey’i vâhid bilmeyen çeker azab,
Ol azabdan kurtulup sultân olan anlar bizi.

Ey Niyâzî katremiz deryâya saldık biz bugün,
Katre nice anlasın ummân olan anlar bizi.

Halkı koyup lâ mekân ilinde menzil tutalı,
Mısrıyâ şol canlara canân olan anlar bizi.

Niyazî Mısrî Hz (ks)
17 Eylül 2020, Perşembe, 18:54



Gönderen: Elif Hece Öztürk
annem, ablam, komşum, sağ kolum:) - ''âşinâ-i aşk olandan âh u zâr eksik değil,
keşti-i bahre demâdem rûzigâr eksik değil,

ol cemâl-i mutlakın aşkında arttıkça niyâz,
ol kadar nâz arttırır bir gül-izâr eksik değil,

yeri cennet baktığı didâr olursa âşıkın,
vechi nûrundan anı yakmağa nâr* eksik değil.

bu nişânı âşıkın rahat olur gam dirilir,
hayret ender hayreti leyl-ü nehâr eksik değil.

şem-i aşka mısrîyâ yandır özün yoğ ol müdâm,
âşıka her yokluğun üstünde var eksik değil.''

velhasıl derki Mısri ks.; rahmetine namzet isen, zahmeti eksik değil:) annem, ablam, sağ kolum, komşum, bu yolculuğun kazanımı gül kokusuyla öperim ruhundan ...
17 Eylül 2020, Perşembe, 14:46



Gönderen: İlknur Nalân
Yâ Zü'l-celâli ve'l ikram - LUTF-İ İLÂHÎ

Açıldı bu gece ebvâb-ı rahmet
Mü'mine Mevlâ'dan selâmlar geldi
Tevhîd ü tahmîdle ref' oldu zulmet
Hakk Celle A'lâ'dan ikrâmlar geldi

Aşk odu düşünce kalb-i mecrûha
Tesbîh ü tekbîrle nûr indi rûha
Merhamet buyurdu âsî gürûha
Hidâyet tâciyle ilhâmlar geldi

Ellerine yüreğine sağlık özüde sözleride kendide yüreğide ilmide yetenegide edebide güzelim
17 Eylül 2020, Perşembe, 13:27



Gönderen: Elif Hece Öztürk
bilir mi arif arifliğini:) Müco Hocam - ne demiş bu deli balık;

"o bir mayadır, var ise maya zaman içinde nice küfre, nice çamura, bataklığa uğrasa da yol, sonunda ekmek olmuş bulur kendini, tasavvuf bir yoldur, bu yolda yürüyen bir yolcudur, ki zaten yolda olanların bilmeden yürüdüğü bir yoldur. hadi ben şu yola gireyim de yolcusu olayım demekle yürünülen bir yol değildir. zaten yolda olmayıp, tasavvuf yolunda yürüyen veyahut yürüdüğünü zannedenlerde, tıpkı başkasına ait olan, eğreti elbise gibi sırıtır, yol atar onu.

velhasıl, ne bir okuldan ne de günümüzde basılan kitaplardan ne de günümüzdeki ehli olduğunu beyan edenlerden öğrenilmez. varsa iç alemde, hilm, ilim, muhabbet, samimiyet ve latiflik bilmeden kişi kendini yolun yolcusudur."

canım hocam hürmetler...
17 Eylül 2020, Perşembe, 13:36



Gönderen: Mücahit
Arif Değilim - Besmeleyi çekip de yola düşende celâl de ikram da hep yanı başındadır. Yol boyunca kısmetini arar durursun. Yolda olduğun müddetçe isterse aşka kandırır isterse aşkta yandırır isterse aşk eder semalara kaldırır. Sultan bilir kul bilmez. Kulun işi yolda olmaktır, yolda kalmaktır. Kul bilir ki yolda olup da varmayan, yoldan çıkıp da varan olmamıştır. Mevlam yolundan ayırmasın.
17 Eylül 2020, Perşembe, 13:31