7 Kasým 2018 Akrep Burcunda Yeni Ay; Yeniden Doðalým mý Sevgilim
  


7 Kasım 2018 Akrep Burcunda Yeni Ay; Yeniden Doğalım mı Sevgilim

Yatak boş, oda boş, ev boş, duvarlara vuran ışık, yüzümde karanlık, yine mi sen bayram günü gibi gelen. Kaçamadım külleri hala sıcak, kalbimi durdurup kaybolan bir tuzak oluyor her sokak.

Hiçbir şey istemedim, ne yatak, ne oda, ne de… Sen de bırak her şeyi, sadece beni sev

Dizlerinde dizlerim, boynumda ellerin, boğulur gibi yeniden her gece her gece…

Doğalım mı sevgilim?

Azalırken azalırken, kapılar ardında kaçtığım zamanlar, boşvermiştim aslında yıkılırken kumdan kalelerim, birer birer karşında, zırhı paslanmış bir kahraman gibiyim…

Hadi! Yeniden Doğalım mı? Sevgilim…- Kalben

 

7 Kasım 2018 Tarihinde TSİ. 19.01’de Akrep Burcu 15°’de Güneş ve Ay Akrep Burcunda birleşecek, bir Yeni Ay doğumu cereyan edecektir. Bu doğuma Terazi Takımyıldızının üyesi olan (güney ölçeği) zuben el genubi sabit yıldızı da iştirak edecektir. Zuben el Genubi’nin güneş ve ay ile ortaya çıkardığı şuur, düşüncelerimizde haksız yere suçladığımız kişiler, körleşip elimizdekilerinin değerini bilmediğimiz, kendimizle ilgili utanç duyduğumuz, yetersiz kaldığımız, kendimizi suçladığımız konuları su yüzeyine çıkarabilir. Yıldızlar duygulara çalışır, duygularına iner etkisi, adalet duygusu, özür dileme duygusu, hakkını veremediğimiz kişi ve hayatımızla ilgili çalışmalar adına, derince bir kazı çalışmasına bizi itekleyebilir. Yıldızlardan gelen tesirlerle doğrultuyoruz kendimizi yoksa başıboş kalsak mahlûklardan daha aşağıyız.


Global düzeyde bu sabit yıldız tesiri, 15 günlük etkileşim sahasında, su ile ilgili büyük kazalar, büyük yangınlar,  gecikmiş adalete ilişkin yerine iadeler, uluslararası davalarda yeni ortaya çıkan gelişmeler, gizli tanıklar, ülkelerarası ajanlık faaliyetleri, yeni ortaya çıkacak belgeler, toplum önünde olan isimlere ilişkin açılan yeni davalar vs. dünya gündeminde bizleri oyalamaya devam edecektir.


Akrep konağı, ölüm ve doğum, başlangıç ve bitiş, deformasyon ve yenilenme gibi, yeniden doğuş mitini içine alır, (bu klasik cümleleri yazınca anlaşılmıyor olabilir- örnekleye örnekleye gidelim) insan kendine verilen ömür süresince defalarca kez önce ruhsal manada akabinde fiziki görünüm ve çevresiyle yeniden doğuşu deneyimler, çürürken organlar içeride, deforme olurken cildi, dişleri, kemik yapısı, teni ölürken yavaş yavaş, ölüm ve doğum iç içe, deforme olan yapılarını ele alır, bazen tıbbı, bazen alternatif yöntemler ile kendini yenileme gayretine girer. Çevresini yeniler, çevresinde biriken insan kalabalıkları ona iyi gelmiyordur artık, edilen sohbetler, sohbet konuları, onların uğraşları, değer verdikleri, onlarla olan ilişkileri onu mutlu etmiyor, sürekli bir huzursuzluk hissediyordur. Önce içine doğru kaçar, her gece muhasebe nasıl değiştirebilirim, nasıl uzaklaşabilirim, nasıl yeniden şuan ki bilincimle hayatımı inşa edebilir, nasıl yeniden doğabilirim gibi sorularla cebelleşiyor. Bu yüzden olsa gerek, kendimize sığınaklar ararız, sığınaklar inşa ederiz, saklı cennet arar, bulur ve yeniden doğup orada yine bu rüyayı sonlamak isteriz. Kimin yok ki, böyle bir dileği, duası, hayali. Akrep yalnızlık, Akrep karanlık, Akrep inziva. Akrep Üç sembole ayrılır, Yılandır önce, sonra Akrep olur ve en nihai Kartal olur, Kartal’ın yeniden doğuşu mitini bilmeyen yoktur sanırım, yeniden doğmak için saklanır, yavaş yavaş tüm sahip olduklarını yitirir, fiziki olarak tüyleri, gagası, kanatları dökülür, acılı bir süreçtir bu, kimse görsün istemediği içindir o zavallı acı çeken halini kaçmıştır kendisini kimsenin bulamayacağı ıssız bir yere, akrep ıssızlık, akrep, mezarlık, akrep, kabir, akrep ceset, akrep ölüm, akrep gurur, akrep güç kudret… kartal dönüşüm içine girmiştir, kendini ruhsal manada yaka yaka, fiziki olacak çürüte çürüte, döke döke ne varsa, kül haline gelir ve kartal işte o küllerden o cesetten dönüşerek yepyeni bir beden ve ruhsal bilinç ile zümrüd-ü anka kuşu olarak doğar. Daha da yazarım da kollarım ellerim durdu, yaşlanıyoruz: )


Bir kereye mahsus değil elbet, bu sadece bir sembolik alatım, bir mit, insanda ise durum biraz daha farklı, insan defalarca kez bu dönüşümü deneyimler, olur sonunda zümrüd ü anka, yeniden gücünü kaybeder, aynı döngü içine girilir ve yeniden doğar. Nefes aldığın sürece ümit vardır, insana düşen ümit var olmak değil mi? Ümitsizlik yaradan ile kul arasındaki aşkı – muhabbeti kıskanan Þeytan-İblis-Azazil’den değil mi?


Hayatımızda her alanda ama, büyük bir yenilenme, yeniden doğum bilincine girdik, Akrep krizler idi, krizler ile belini doğrultur, en dibe kadar iner sonra zirveye çıkar idi, kriz akrebin sıçrama tahtası, zekâsını en işlek şekilde kullanmaya başladığı önemli zamanları idi, maddi ve manevi âlemde yeniden doğuş başlamış durumda, kendimizi bizzat kendimiz manipüle etmeden, yok olmaz, yapamazsın, başaramazsın, başaramayacaksın demeden doğumumuz için kendimiz ebelik yapıp, kendimizi doğuracağız.

Güçlü olanlar doğumunu pozitif olarak gerçekleştirir, daha zayıf olanlar bu yeniden doğuş evresinde ölü doğumlar defterine adını kayıtlar. Yaşamımız boyu her birimiz düşüncelerimizde, kendi hayatımıza özgü pek çok hamilelik yaşadık, beynimiz pek çok cenine ev sahipliği yaptı, beyine düşen tohumlar öyle her zaman sağlıklı değildi, sağlıksız, zararlı, kendimizin celladı olan, kendimizin efendisi olan, köleliğini yaptığımız doğumlar da gerçekleştirdik.


Mayıs 2019 bu doğumun ara karnesi olacaktır. Hadi başaralım mı, güzel kadın, güzel adamlar: )

 

Güneş-Ay birlikteliğinden ortaya çıkan güce, Balık-Neptün, Oğlak-Plüton tam destek verecektir. Kalbimizin neyi istediğini neyi istemediğini, kalbimize nelerin acı verdiğini, belirsizlik içeren hayatımıza dair konularda netleştirmek adına neyi eksik yaptığımızı, ya hep ya hiç, ya evet ya hayır, ya tamam ya devam dememiz gereken yaşantımızda var olan güncel konulara ilişkin Plüton-ay-güneş kombinasyonu ile kesinlik kazandırmak adına kafamızı toparlayabiliriz, duygusal yoğunluğun bazen zarar verdiği aşikâr, duygularımızın kontrolünü kendimiz ele geçirebiliriz. Yaptığımız şeylerin değil, yapamadığımız, söyleyemediğimiz şeylerin öfkesini taşırız çoğunlukla, kendimize buğz ederiz, kendimizi ince ince akrep iğnesi ile deşer de deşeriz, bu yeni ay evresiyle, duygu terazisinde, akıl ve kalp dengesinde, yapamadığımız için bizi geren, düşündüren, elimizi kolumuzu bağlayan hareketsiz kılan, beynimizi zehirleyen düşünceleri tartıp-ölçüp biçip, adil bir şekilde ama gerçekten yapman sana iyi gelecekse harekete geçebilirsin, birikmiş öfke tortusunu kazıyabilirsin. Oğlak Plüton bu yönde psikolojik olarak madde dünyamıza ilişkin destek verecektir.

Balık Neptün ise, manevi olarak yenilenmeye tabi tutacaktır, Plüton ile nasıl fiziki dünyamıza, ilişki ve iletişimde olduklarımıza, madde dünyasıyla ilgili yenilenme çabalarına giriyorsak, Neptün ile de manevi olarak bir güçlenme dönemine gireceğiz. Daha empati, daha sevecen, sevgi dolu, daha yumuşak, Ruhsal yükleri indirebilirsin, denemelisin bence, kendi psikolojini kendin düzeltebilirsin, dert de senden derman da, derdin içinde zaten derman değil mi? Daha net, daha somut, daha elle tutulur gözle görülür şekilde net adımlar atmak için keskin bir bakış açısına sahip olacağızdır.

 

Venüs hâlihazırda gerilemekte, Akrep’ten Terazi’ye, son bir aydır yaşamlarımızda daha çok ilişki ve dünyevi edinimler alanında korkulu, kaygılı derin bir bilinç hali deneyimliyoruz, ölüm-kalım hali gibi, öldüm bittim gibi, sürekli kaybediyor gibi, dünyevi olarak kazanç noktasında yetersiz ve hep zararda gibi, aç açıkta kalacak gibi, hayat standartlarımız düşecek gibi korkular çoğunu yokladı, diğer taraftan ilişkilerimizde karanlık taraflarımızı, cinselliğe, sevgi alışverişine, bedensel hazlarımıza ilişkin baskılanmış güdülerimizin coşmasını da yaşadık, ait olmak mı, sahip olmak mı derdimiz bu soruyu bolca düşüncelerimizde irdelemeye başladık,

 

Akrep Yeni ay etkisiyle cevabını bulanlar, özümseyenler, reçetede yazan ilaçları alıp düzenli olarak kullanmaya geçenler, uzunca bir süre rahat edecektir. Hala cevabını kendine veremeyenler, itiraf edemeyenler, sahip olmak güdüsü aşırı yüksek olanlar, bedensel ve dünyevi hazlarında harcamaya, tüketmeye yönelik olanlar ise uzunca bir süre daha kendini heder etmeye devam edecek.

 

Bedensel paylaşımın en güzeli, karşılıklı olarak ruhların birbirini istemesiyle olur, sahip olmak değil, birbirine ait olma duygusunun verdiği o sonsuz huzur ile olur, ihtiyaçtan değil, aşktan be işte aşktan… Aşk varsa her şey güzel. Haydar dümen olcem: ) Yükselen Akrebim ben alla alla. Fıtratımda var… Sevişin bol bol eşlerinizle, başımıza ne iş geliyorsa hep birbirinizle sevişmediğinizden, parayla, eşya ile mal ile mülk ile kariyer ile etiket ile değil ruhlarınızla hakkını vere vere sevişin. Bakın ne psikolojik desteğe ihtiyacınız kalacak, ne de etrafa zehir saçacaksınız. Ay ben bi utandım valla. İyi ki görmüyorsunuz yazarken, yanaklarım pembiş pembiş oldu: )

 

Ay bilinçsiz isteklerimiz, henüz harekete geçmediğimiz düşüncelerimiz, asıl ihtiyaç duyduklarımız, her türden motivasyon kaynaklarımız, güneş ise farkında olduğumuz bilinçli halimiz ve harekete geçmek adına ihtiyacımız olan enerjiyi bize sağlayan güç, bu yeni ay evresinde hayatımızı yenilemek adına harekete geçeceğiz, çürükler çarıklar daha bir gözümüze batacak, bedenimizle ilgili deformasyonlar daha bir canımızı sıkmaya başlayacak, iletişimde ve ilişkide bulunduğumuz kişilerle olan eksik ya da boş muhabbetler, faydasız üstelik bol bol zararını gördüğümüz bağlantılar daha bir can sıkıcı hal alacak. Tepeden tırnağa, kalpten, beyine bir yenilenme, yeniden hayatımızı bedenimizi inşa etme, tarzımızı, rutin olan hayatımızı değiştirme adına büyük bir hareketin içinde kendimizi bulacağız sanırım. Aşarsak bahçe duvarından, çıkarsak yola, düşüncelerimizi vücuda getirmek için gayret verirsek bu defa kararlı olmayı başarabilirsek bir Yeni Ay evresinin, Akrep temasının verdiği o yenilenme, duyguların daha derin, iradenin daha sağlam olduğu kararlı bir şuur ile faydalarından istifade edeceğizdir. Yok, yarım bırakır, yok adım atmazsak, bu düşünce tohumu hep bilincimizin bir yerinde saklı durmaya devam edecek, iş işten geçtikten sonra bir anda tohum yerinden oynayacak, hadi şu vakit yapamadığımı şimdi yapayım diye ayağa kalktığında umduğun gibi olmayacak. Madem ki; bu ilim hayatlarımızı huzurun merkezi yapmak adına var, madem ki düşünceleri hastalıklı varlıklar olarak ta baştan defomuzla geldik şu yeryüzüne,  yıldızlar türlü türlü hastalıklarımız için ay evrelerinde reçeteyi bizlere yazmakta, baş ağrısına glifor alınmaz, diyabet hastası olana co-irda fayda vermez,  e o vakit her ay evresinin insana mana ve madde boyutunda, kolaylık-kendine gelme- hayatına çeki düzen verme, hastalıklı düşünce ve yapılardan kurtulma türünden getirdiği bu mesajlara kulak vermek kişisel olarak kayıp değil, kazanç sağlayacaktır.

 

Sağlıklı Toplum İçin İlim-Bilim-Menfi-Müspet Elele, Valla zombileşioz ben diim de sonra zombiler artınca demedin deme: ) ay benim zombi halim nasıl olur acaba, ince-hassas-zarif-kibar-naif-yumuşak-uysal-fedakâr-merhametli-aşk dolu-her zaman aşık-tutkulu-ihtiraslı-kılkuyruk-idealist- maneviyat eğilimli olmaktan bıktım yeminlen, zombileşince de aynısı olmam umarım… Kapitalizm bekle beni geliom: )

 

Acbü’z zeneb: Bedenimizde kuyruk sokumumuzda yer alan bir kemik parçası, İnsan ölüp  birer toz halini alıp, toprağa karıştığında, çürümeyen yok olmayan tek kemik parçası, insanın yeniden doğduğunda (mahşer-haşr) diriltileceği parça. Bu kemik parçası Akrep ile ilişkilidir, Medikal yıldız ilminde bedenimizin her bir organı bir burcun, yıldızın hakimiyeti altındadır, o burç konağında oluşan gelişmeler, yıldızların birbiriyle emir-iş-oluş alışverişinde bulunması, bedenlerimiz üzerinde çeşitli rahatsızlıklar oluşturabilmekte. Yengeçler hep mide, başaklar hep bağırsak, akrepler hep genital organ, balıklar hep ayaklar, aslanlar hep kalp-sırt, koçlar hep baş, teraziler hep bel, yaylar kalça- bacak kemikleri, oğlaklar hep iskelet kemik cilt deri sitemi vs. Hastalıklar ay evrelerinde daha belirgin hale gelir, tedavi gerektiren acil olan rahatsızlıklarımız çoğunlukla ay evrelerinde denk gelen günlerde ortaya çıkar. Acbü'z zeneb kuyruk sokumunda yer alan bu kemikte akrep konağının üstlendiği, etkisi altında olan kemiktir. Ölüm-Doğum-Cennet-Cehennem-Yeniden Doğum… Bu kemik ve yeniden doğum, hayatımızda öldüm bittim noktasında olan değil, tamamen öldüğümüzü artık belgelediğimiz vakit yeniden doğum kapıda demektir. Yeni Ay ile hepimize sağlıklı doğumlar olsun. Bu kemiği de nette orada burada değil, çok eski alimlerin kitaplarını bulun oradan okuyun tefekkür edin ve sonra da tıp ilmindeki makaleleri okuyun etrafınızda varsa size zaman ayırabilecek doktor yakınınız üzerinde bol bol konuşun e mi. Zahiri ve batını manalarına şaşacak kalacaksınız. İlim Çin’de olsa gidin alın demiş Efendimiz, gidin alın neredeyse süze süze tabii ki sizi tantral astral meditasyonik arkadaşlarım: ) yaşasın ilim bir nokta cahiller onu çoğalttı demiş Hz.Ali ra. Çok şükür bugün de ortak cahilliğimize bir taş attım: ) Tık dedi mi?

 

 “İnsan sanır mı ki, derleyemeyiz kemiklerini (necme’e izame)?” (Kıyamet 75/3)  

 

Velhasıl-ı kel’am: Sözün Özü,  insan için önce ruhsal daha sonra madde boyutundaki yaşamında yeniden bir doğum başlıyor. Bir süre bizi idare edecek bir doğuş bu, kötü, ölü değil, faydalı, insani, aşkla aşktan olan bir doğum olsun hepimiz için. Ruhsal olarak daha sakin, duygularımız daha hırstan, öfkeden arınmış, daha empatik, daha sevecen, birbirimizi sevgi ile şifalandıracağımız bir doğuş olsun, hepimiz bir hayatın içindeyiz, kimimiz dört duvar arasında ama dünyayı içine almış, duvar dışındakilerden daha hareketli, daha çok yorulan ve daha sosyal, kimi dışarıda dünya içinde koşturan, ilişkileri ve iletişimiyle bilincini dolduran, kah sinir olan kah huzur bulan, kiminin sorunları dağ gibi, sorumlulukları desen ona keza, kimi sadece kendi hayatının derdinde, ama sonuçta hepimiz bir hayatın içindeyiz, hepimizin kendince bir sığınağı kendince sorunları var, yeni ay evresinde, bir dönüşüme girmek, insansız  hava sahası oluşturup kendimizle kendi zihnimizle baş başa kalıp, ne yapacağız ne yapmayalım artık gibi düşünce fırtınası yapıp yeniden insanlı hava sahasına dönüş yapması daha iyi olacak. Biraz acılı bir süreçteyiz hani yalan yok, ama ne idi “Acıdan Doğar İnsan, Aşk’tır İnsanı Yaratan”


Venüs Akrep-Terazi gerilemesi, Jüpiter Yay Geçişi, Ay düğümleri Oğlak/Yengeç Aksına geçişi, Þiron’un yeniden Balık’a,Uranüs’ün yeniden Koç’a gerilemesi ve burç konaklarının son derecelerdeki hareketliliği ile, yeniden doğarken hepimiz kendi hayat standartlarımızca bir yeniden doğuş için doğumhanemizi hazırlarken, bu defaki doğumun ölü değil sağlıklı bir doğum olması için ne yapmalıyız bunu bol bol düşünelim e mi. Bu dünya cehennem değil ki, bizler yapıyoruz kendi elimizle, hadi birbirimizin cehennemi olmaktansa birbirimize cennet yapalım şu dünyayı. Çetin zorlu ilişkilerimiz de var elbet, eşler arası olur, iş yaşamında olur, kardeşlerin yakınların olur, olur da olur, negatif enerjisini aldığımız, duygularımızı körelten, iliğimize kadar emen elbette var yok değildir, bu yeniden doğumunla uzatıp durma, karar ver ne yapacağına, kölesi değil kimse kimsenin, ve iyi gitmiyorsa bir şey uzatmak insanın önce kendisine saygısızlığıdır. Neptün Balık- Yeni Ay güzel bir su üçgeni, akışkan empatik bir iletişim gücü vermişken yanlış anlamadan, anlaşılmadan düşman olmadan dostça insanca yol verin birbirinize. İş hayatınızda da öyle, iflas etmişsindir, başka bir kapı açılmıştır, az kazanıyorsundur şimdilik, yeni bir yaşamın yeni bir doğumun kapısı açılmıştır, o kapıyı açan Hakk’tır sonunu da elbet o düşünmüştür, kaygılara boğulup durmayın, sarılın yeni hayata yeniden zirveye çıkar o akrep: )  Ya hu seviom be sizleri.

 

Hayatımda en keyif aldığım olmazsa olmazlarım, akrepler, balıklar ve başaklar, sizlerle büyüdüm ben: ) teşekkür ederim. Her öldüğümde (mecazi) beni diriltenler (mecazi) iyi ki varsınız. Yaratmak, öldürmek ve diriltmek elbette Allah’a mahsustur, diyelim bunu buraya ekleyelim.

 

Aşk’tan Doğar İnsan, Hadi Yeniden Doğalım mı Sevgilim..! Son günüme kadar. Kalp durana kadar. Ask mezara kadar (Sakin haa gitme)

 

Sevgimle Kalın e’mi

Elif Hece Öztürk

6 Kasım 2018- Doğumhane’den bildirdim 


 astrolojistik@gmail.com


 

Güzel Anneciğim, unutmadım, unutamam, bu da ikimiz için. Büyümem için senin gitmen gerekmezdi…

 


(9) YORUMLAR ( Yorum Ekle )

Gönderen: akrep-burcu.com'dan
akrep - Akreplerin şerrinden korusun Allah diyen bir yorum var.Ama Elif Hece'nin de yükseleni akrep:(ama buna kısmen katılıyorum.Akrepler tehlikeli evet.Ama hak ettiğini düşündüklerine tehlikeli..
15 Kasım 2018, Perşembe, 17:53



Gönderen: selin
diyor ki 'çok özletme ruhunun aynası kelamını'.. - biz de SİZİ çok seviyoruzzz.. farkındalığımın kapılarını açan kadın..
11 Kasım 2018, Pazar, 14:57



Gönderen: nurdan
.. - keşke arkadaş olsaydık ne derin sohbetiniz vardır sizin😊😊
11 Kasım 2018, Pazar, 11:28



Gönderen: akrep-burcu.com'dan
Zombi - İnsanların zombileştiğini düşünüyorum bende.hemen herkes anormal ve şeytani malesef..
8 Kasım 2018, Perşembe, 18:07



Gönderen: ahiretliðin
yeniay - canım hecem,ablasının birtanesi,güçlü,naif tatlısı...kalemine emeğine sağlık...inşallah inşallah ablam tüm yazdıkların için,
ablan mı? aynı karınca adımıyla yürüyor,ama şükür ederek,umutluyum 2019 dan,kimbilir ödül zamanı gelmiştir artık,vermiştir sınavlarını layıkıyla sabırla...
annecinin adını bilmesemde elfimin annesi diyerek gönderiyorum dualarımı.....nurlar içinde yatsın...
öpüyorum ruhundannnn...

8 Kasım 2018, Perşembe, 11:58



Gönderen: Balýklarýn Sesi Rady
İyi ki varsınız temennisine - Sayın Balık 🐠 hanımı
Siz de iyi ki varsınız.
Her daim yanımızda, yanıbaşımızda olunuz inşallah.

Akreplerin şerrinden muhafaza eylesin Mevlam. :-))

Gevherî ümidim Hak'tan, yandı bu bağrım firaktan
Ey Efendim derd-i aşktan ölürüm kimseler bilmez.

Rikkat...
6 Kasım 2018, Salı, 22:47



Gönderen: Hilal
Selam olsun! - Rabbim den dileğim, herbirimizi ruhu özü iyilerle denk düşürsün. Bunun yolu da öncesinde kendi ruhumuzu özümüzü temizleyebilmekten geçiyor elbet. Gürbüz saglikli ve de faydalı doğumlar başlangıçlar ilerleyisler nasip olsun herbirimize. Teşekkürler elif hanım ruhunuz huzur dolsun🍀 dogumhaneden selamlar🙃
6 Kasım 2018, Salı, 21:47



Gönderen: gül
şükür:) - yine ince ince döktürmüşsün elif'ciğim. gözümüz yollarda kaldı. daha sık yazsan olmaz mı? doyamıyoruz.
6 Kasım 2018, Salı, 20:32



Gönderen: Nalan
Her Doğum Sancılı Oluyormuş. - Kartal’ın yeniden doğuşu mitini bilmeyen yoktur sanırım, yeniden doğmak için saklanır, yavaş yavaş tüm sahip olduklarını yitirir, fiziki olarak tüyleri, gagası, kanatları dökülür, acılı bir süreçtir bu, kimse görsün istemediği içindir o zavallı acı çeken halini kaçmıştır kendisini kimsenin bulamayacağı ıssız bir yere, akrep ıssızlık, akrep, mezarlık, akrep, kabir, akrep ceset, akrep ölüm, akrep gurur, akrep güç kudret… kartal dönüşüm içine girmiştir, kendini ruhsal manada yaka yaka, fiziki olacak çürüte çürüte, döke döke ne varsa, kül haline gelir ve kartal işte o küllerden o cesetten dönüşerek yepyeni bir beden ve ruhsal bilinç ile zümrüd-ü anka kuşu olarak doğar.Bu dünya cehennem değil ki, bizler yapıyoruz kendi elimizle, hadi birbirimizin cehennemi olmaktansa birbirimize cennet yapalım şu dünyayı. Ellerine emeğine yüreğine sağlık kendide gonlude ilmide yetenegide ozude sozleride güzelim ❤️
6 Kasım 2018, Salı, 19:00