ASTROLOJİSTİK
  


"Yıldız ilmi, her şeyden öte kendimizi bilme yolunda önemli bir yerdedir, kader düşünceden oluşur, eylem kaderi gerçekleştirir, iyi düşünen, kendini iyi tanıyan eylemlerini ona göre ayarlar.Astroloji bu bağlamda gerek iç gerekse dış dünyamıza ilişkin yaşamın içine dâhil olmuş her olayda, öncesi ve sonrasında nasıl hareket etmeliyiz,yaşamımızı nasıl huzurun merkezi yapabiliriz,ilkel duygularımızdan nasıl arınır, insan-ı kâmil olmaya ne kadar yakınlaşabiliriz gibi soruların anahtarıdır.

“Bu da geçer YA HU” nun öncesindeki geçiş süresinin değerlendirilmesidir. Biz kimiz, kumaşımız ne, malzememiz ne kadar, bizden ne çıkar ne çıkmaz bunun bilincine varmamızı sağlar. 

 

Yıldızlar rehberdir, çoğu zaman incir çekirdeğini bile doldurmayan şeylere öyle çok üzülürüz ki, bazen yaşam dayanılmaz bir hal olur, işin içinden bir türlü çıkamadığımız sorunlar, durumlar olur, insanoğlu tahammülsüzdür, sabrı bilmez sabrettiğini düşünür, rıza göstermez razı olduğunu düşünür, astroloji sabrı ve rızayı öğretir, tahammülü öğretir, iç dünya ile ilgilidir, iç dünyasını iyi tanıyan dış dünyada niçin korksun niçin başarısız olsun. İç dünyasını iyi döşeyen, düzenleyen, tanıyan bilen yaşamın getirdiklerine karşı niçin krize girsin.

 

Âlem vesileler zinciridir, bize bahş edilmiş akıl ve irade ile yaşamımızı koordine etmede, boşa kürek çekmemek için, astroloji vesile oluyor çoğu yerde, doğru zaman, doğru seçim ve doğru adım..."


Elif HeCe ÖZTÜRK




15 Kasım 2020 Akrep Yeniay Etkileri; Derin Sular

“…hızla yükseliyorsun, her şey, ama  her şey hızlandırılmış bir şekilde, ruhunun-bilincinin bedenini terk ettiği andan en başa; dünyaya geldiğin o ilk ana kadar, her şeyi dışarıdan bir göz gibi izlemeye başlıyorsun; ama öyle hızlı ki, diyelim 38 yaşında göç ettin, 38 yıllık bir ömürde yaşadığın acı, tatlı ne varsa, o yaşa kadar gördüğün ne kadar yüz varsa, o yaşa kadar hissettiğin ne kadar duygu varsa, dünya zamanına göre belki 3 saniye, belki 5 saniye kadar sürüyor ve hızla yükselirken yaşadığın her anı görerek yukarı çıkıyorsun, bir şey çekiyor gibi. bilincinden devamlı aşk ve merhamet duygusu geçiyor, hissettiğin bu, sessiz, boş bomboş, hafif, tül gibi incecik, yumuşacık bir şey bu, aşk ve merhamet, senden bağımsız, bir anlamda bağımlı; tarifsiz, aşk ve merhamet öyle yoğun ki, dünyevi bir aşk değil bu hem de dünyadakine benzer, dünyevi bir merhamet de değil bu, verdiğin değil, gösterdiğin değil, sana olan bir merhamet bu; aldığın,  merhamet bir gıda ve süt gibi içiyorsun, besliyor bir şey seni, aşk ve merhamet yükleniyor,  değişik bir titreşim,  anne kucağı gibi, sıcak, güvenli,  yanında refakat eden birileri var hissediyorsun; ama göremiyorsun, konuşuyorsun, bir şeyler düşünüyorsun; ama ağzın kapalı, dudakların kıpırtısız, dilin dönmüyor.

 

o kadar güzel ki bu hal, öyle güzel ki hissettiğin aşk ve merhamet ama yine de bilincin istemiyor gitmeyi, ilk başta boğuk boğuk sesler çıkartıyorsun, sanki geri dönmek ister gibi, rüya içinde rüyada olduğunu düşünüyorsun, birileri uyandırsın istiyorsun, kabus, karabasan gibi bir şey olduğunu düşünüyorsun; ama değil. ne kadar bağlı ise bilincin dünyaya, ne kadar yarım kalan işler var ise bilincinde, ne kadar eksik yaşadığın, bir gün gelip yaşayacağım dediğin şey varsa, acı verenler bunlar oluyor. ruh geri dönmek istiyor. "ölmeden önce ölmek" sözü burada devreye giriyor. Eksik yaşanan, yarım kalan, bir türlü olmayan, içinde ukde kalan, vazgeçmediğin, vazgeçmediğin, affetmediğin, affedemediğin, yapmadığın, yapamadığın ne varsa, yaşarken dünyada kapatamadığın ne kadar hesap varsa, o güzel halin içinde de olsan, geri dönmek istiyorsun, artık biliyorsun bu bir rüya değil, göç ediyorsun… burada vedalaşmalı, burada sindirmeli, affetmeli, hesapları burada kapatmalı; Bu sözün manasını şimdi daha iyi anlıyorsun.


Hızla yukarı yükselirken, boşluğu hissediyorsun, boşlukta süzülürken renkler ve çeşitli ışıkların yaydığı geometrik desenleri görüyorsun, gezegenler, yıldızlar, meteorlar, galaksiler her şey öyle hızlı ki... Gökyüzünde kapılar var, ışıktan kapılar... Siyah, sarı, kırmızı, yeşil, mor, beyaz… Son olarak bir kapıya geliyorsun gökyüzünde ışıktan bir kapı beyaz, aşırı parlak, devasa bir kapı, girdiğin an ruh bağlantısını tamamen koparıyor, hem geçmişiyle, hem de içinde olduğu şartlarla, o kapıdan sonrası ise bir bekleyiş, yedi bin yıllık bir bekleyiş. Yanında refakat edenlerin, senden uzaklaştığını hissediyorsun, ne olduklarını bilmediğin, şeklini görmediğin o varlıkların... Girdiğin andan sonrası yok ve hayır, şimdi değil, daha değil, dönmek istiyorum diyorsun...! ve dönüyorsun. Evet şimdi değil…! Şimdi olmamalı… şimdilik buradasın…

Geçen zaman için üzülmeyelim, yarın bu eski zamanı tekrar edeceğiz. Yedi bin yaşında buluşalım.


"inna lillah ve inna ileyhi raciun...”

Yazının devamını oku

31 Ekim 2020 Boğa Dolunayı; Yüze Ayna Çok İçe Ayna Yok

kainatın dört direği, dört kapısı, gök kubbenin dörtlü sebep vekilleri; boğa, akrep, kova, aslan. boğa kapısından iner yeryüzüne insanın acziyetini anlayacağı sebepler, doğa karşısındaki çaresizlikler, sabit olan, bitmez, bir şey olmaz denilen ne varsa, hani güvendiğin dağlar var ya, karlar yağdıran sebepler. yeryüzü ile gökyüzü birbirine nikahlı bir çift, gökte ne varsa, yerde de o var. yer ile gök, kadın ile erkek, madde ile mana, ak ile kara, zıtlıkların birbirine olan muhtaçlığı, çekimi, akrebi karşısına alan boğa kim bilir daha nelere sebep işler getirecek insanoğlunun başına.

e hadi, ziyasında içimize ayna olan bir dolunay olsun. yüze ayna çok, içe ayna yok.

***
ey eski kamer, sen bizi elbette bilirsin!
annemdi o nûrunda gezen zıll-ı mehâsin,
bendim o çocuk, bendim o simâ-yi tahayyür,
bir gün ki hâzan ufka kızıl dalgalı bir nûr,
bir kanlı ziyâ haşrediyorken, onu bir yed,
bir bâd-ı haşîn aldı o rü’yâyı müebbed.

***

Yazının devamını oku

16 Ekim 2020 Terazi Yeni Ay Etkileri; Öncelikler vs. Ötelenenler

…Yoğurtlu kızartma yaparken patatesi mahsus az koyuyorum. Haliyle sıkça kabak ve patlıcan, ara sıra da patates geliyor çatalıma. Her patates buluşumda da seviniyorum. Bu da bir yerde mutluluk sayılır. Çünkü patatesi çok seviyorum. İstesem patatesi bol, kabak ve patlıcanı az koyabilirim. Hatta istesem komple patates bile kızartabilirim. Yağım var, patatesim var. Her şeyim var ama yapmıyorum. Çünkü çok yapınca bitiremiyorum. Artıyor mutlaka, atmak zorunda kalıyorum kalanını. İnsan sevdiğini atmamalı...

Hayatı ve sevdiğim insanları patatese benzetiyorum. Az olmalılar. Az insan tamam da az hayat ne diyeceksiniz. O da az insanlı hayat demek işte. İnsan sevdikleriyle arasına mesafe koymalı demek istemiyorum tabi ama az az yaşamalı her ne yaşanacaksa. Çok olunca artıyor, dökülüyor sonra. İnsan sevdiğini dökmemeli. . .

Yıllardır beklediğim bir şey vardı. Birisi diyelim hadi. Kaç yıldır hiç ses çıkarmadan oturdum köşemde bekledim. Şimdi o beklediğim ufukta belirir gibi oldu. Şimdilik hala uzak, flu ve az. Patates gibi. Ben de onun için patates gibi olayım istiyorum o yüzden. Öyle her fırsatta karşısına çıkmayayım, kabak gibi, patlıcan gibi. İnsan sevdiğini yormamalı… -

Ali’m LİDAR (dökmeden, atmadan, yormadan)

Yazının devamını oku

17 Eylül 2020 Başak Burcunda Yeni Ay; Yâ Zü'l-celâli ve'l-İkrâm



"Dosta mektup yazma vakti gelirse
Yazar postalarım kısmet olursa
Mektubumun mahiyetin bilirse
Pul yanmazsa ben yanarım sultanım"

Yazının devamını oku

Gündem: Covid-19 Corona- Wuhan Virüsü

her canlı, kendisine tanınan ömrün, ölüm adayıdır, ecel bahanesiyle gelir, bu hep böyle olagelmiştir.

biyolojik silah; insanın kendi ürettiği ölüm makinesi olan virüs veyahut sebebi başka nedenlere bağlı gelişimini tamamlamış, uygun koşulları bulunca doğal yolla ortaya çıkmış virüs olsun, bir şekilde ölümün bahanesi.

günümüz dünyası hem metafizik oyunlar, hem de fiziksel sinsi planlarla korku üretimine geçti. 3.dünya savaşı alışagelmiş şekilde olmayacağa benziyor, ki savaşın tam da göbeğindeyiz, algılarımızda oluşmuş, tarih kitaplarından öğrendiğimiz, cepheler, müttefikler, ihtilaf ve ittifak ülkeleri, tanklar, cephaneler, toplar, tüfekler artık sadece ülkelerin birbirine karşı yaptığı güç gösterisinden ibaret, şimdi adına operasyon denilen bir sonuca varılmayan, gencecik çocukların bile bile hiç nedenle ölüme yürümesi şeklini aldı.

nükleer bomba konusu ise er ya da geç bir şekilde bu çağda kullanılacak, şuanda ise hiçbir ülke bunu göze alamaz, bu da bir tür güç gösterisi, göz dağı.

ekonomi - ticari savaşlara gelelim, insan bozuldukça kapital sistem daha bir çirkin hal aldı, köleleşen insanlar, halklar topluluğuna dönüşüyoruz hızla. ekonomik savaşlar ve israflar neticesi intiharlar artmaya başladı. ecelin bahanelerinden biri daha. ülkeler birbirini ekonomi ile tehdit ediyor ve gayet başarılı olan ülkeler mevcut.

Yazının devamını oku

10 Ocak 2020 Yengeç Burcunda Ay Tutulması; Bir Anadan Dünyaya Gelen Yolcu

Niye varım, niye yok olacağım, Yok olacak bir beden isem, bende yok olmayacak kim, ne? Hem hep, hem neden hiçim? Karanlığım nedir benim? Işığım Ne? Güneş miyim Ay’ mı Yoksa tümüyle Dünya’mı? Nereden alırım ışığı, ya ben kimlere ışığım. Karanlığıma Güneş olan kimdir? Nedir? Işığımın etrafındaki pervaneler kimlerdir? Ben hangi ışığın hangi Güneş’in pervanesiyim? Kimin göğüne yıldızım, kimlere yol gösteririm. Kim benim yıldızım, yol gösterenim kim? Kimlerin etrafında dönerim, kimler döner etrafımda. Bütünün hangi parçasıyım, neye isabet eder varlığım. Gördüğüm bir rüya ise, nerede hakikatim? Dünya yurdum ise vatanım ise, neden yolcuyum? Yolculuğun sonundaki menzil nerede? Burada belirliyor isem menzili,  yok olmayacaksam, YENİDEN neyimle var olacağım…

 

10 Ocak 2020 Tarihinde, TSİ. 22.10’da Oğlak/Yengeç Aksında, Yengeç Burcu 19°’de Ay Dünyanın gölgesine girecek, Güneş’ten bir süre ışık alamayacak ve parçalı tutulma ardından dolunay yaşayacağız. Toplam süresi 4 s. 5 dk. (4 ay 5 gün), Avrupa, Asya, Afrika, Kanada’nın bir kısmı ve Avustralya’da gözlemlenecek. Ülkemizden de gözlemlenecektir. Ay yansıtıcıdır, kendine ait bir ışığı yoktur, Dünya’nın etrafında döner, Dünya ve Ay ise Güneş’in etrafında döner.  Bir sistem var âlemde, her şey birbiriyle bağlantılı, her şey kendine yüklenen filleri gerçekleştirmek için başka bir sebebe muhtaç, oluşumlar, olanlar ortaya çıkan fiillerin ardında bir birlik mevcut. Dünyaya gözünü açan insanın sebebi ana-baba, aile sisteminde baba güneş, anne ay, evlat dünya. Babanın spermi olmadan anne döllenemez, Anne güneşten yani babadan ışık almasa, aile içinde tutulmalar başlar, karanlıkta kalır yuva, çocuk yani dünya, bu karanlıkta nasıl bulacak yolunu, çalkalanmaz mı içindeki deniz, uçurumlara varmaz mı yolu o karanlıkta.


Yazının devamını oku

2020 Transit Gezegen Hareketleri

Sevgimle Kalın e'mi

Elif Hece ÖZTÜRK

26 Aralık 2019 - Ankara

 astrolojistik@gmail.com



Yazının devamını oku

2020 Yeni Ay-Dolunay-Tutulum Takvimi

Sevgimle Kalın e'mi

Elif Hece ÖZTÜRK

26 Aralık 2019 - Ankara

 astrolojistik@gmail.com


Mutlu YILLAR:) 

Yazının devamını oku

26 Aralık 2019 Oğlak Burcunda Güneş Tutulması; Bir Damla Kan Bin Endişe

Niyet ettim, akrep iğnemi gizleyip, bir balık letafetinde yumuşak yazmaya: )

26 Aralık 2019 Tarihinde TSİ. 08.17’de, sabırlı, dayanıklı, soğukkanlı, emekçi, sıfırdan başlayıp zirveye doğru giden yolculuğun, tırmanışların, hani "tırnağımla kazıya kazıya geldim" sözünün en içi dolu halinin,  bu yolculuğun içini dolduran motivasyonun, kanayan, parçalanan dizlerin, şikayetsiz ve nazsız her insanın kaderinin çabasına bağlı kılındığını bilip, dünya hayatında arzuladığı rahat için, çile çekmeden, konforu terk etmeden, istedikleri için mücadele vermeden bir şeye talip olmamanın, kazandığı, elde ettiği, sahip olduğu her şeyin bedelini en ince ayrıntısına kadar peşin peşin canından, yaşamından, eğlencesinden, konforundan ödünler vere vere bugünlere gelmenin, sorumluluk hissinin işareti olmuş, Oğlak burcunda 4 °’de, Transit Müşteri/Jüpiter ile kavuşum yapmış, Boğa Uranüs ile elektriği topraklamış faydalı  bir Halkalı Güneş Tutulması deneyimleyeceğiz.

 

Oğlak/Yengeç aksında başlayan Tutulum serisi son olarak 5 Temmuz 2020’de gerçekleşecek Oğlak Ay Tutulması ile, 12 Ocak 2028 senesine kadar,  insan ve doğayı, haiz olduğu konularda terk edecektir. Tutulumlar kolektif tohumlardır. Meyveleri bir dahaki döngüye kadar olgunlaşır. Çürükler ve sağlamlar 9 sene sonra ortaya çıkar, doğru isen yola devam aynı şekilde, eğri isen bir dahaki döngüde sarsar. Kaderden gelenler başka, imtihan başka, kendi eline bırakılmış nefsinle yaptığın eğrilik ve doğruluktur burada meyveden  kastedilen.

 

Halkalı Güneş Tutulmasının güzergâhı, kısmen 22 Temmuz 2009 da gerçekleşen bu yüzyılın en uzun süren( 6 s. 39 dk.)  güneş tutulması ile benzerlik arz etmektedir.  Ülkeler, vatan, halk, hükümetler, toprak, sınır, komşu, yönetim, liderler, iş insanları ve iş kolları, inşaat sektörü, para finans dünyası ile ilgili şuana dek içinde olduğumuz an diliminde gündemi buraya kadar getirmiş bulunmaktayız. Tutulumun başlangıç noktası; Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Hindistan, Sri Lanka, Malezya, Endonezya, Singapur, Kuzey Mariana Adaları ve Filipinler’e kadar uzanacaktır. Tutulumun bizi ilgilendiren asıl süresi 3 s 40 dk.dır. Tohumlama dönemi yaklaşık 3.5 seneyi kapsayacak.  

 

Tutulumlar yerkürede med-cezir ilkesiyle, yani denizlerde meydana gelen doğa hareketleri ile yerkabuğunu bilimsel olarak ilgilendirmektedir. Bu bölgeler dâhilinde yer kabuğunda sallantılar olabileceği gibi aynı hattın tutulum yayında olmayan paralel bölgelerde de hareketlenmeler beklenebilir. Âlemde her şey adına mecburen elektrik diyeceğim bir tür akımla mevcut, doğa da aynen insan gibidir, sıkışan, tıkanan, gerilimli enerji neticesi kalp krizi, stres ile mide ağrısı, çeşitli kramplar, havanın yağmurlu olması nedeniyle ağrıyan kemikler, dizler, doğada da aynen, sıkışan, stresli, gerilimli enerjiler mevcuttur,  bir şekilde boşaltacaktır. Bunların her biri düşünen akıl sahipleri için birer öğüt birer hikmet olsa gerek. şüphesiz: ) fazla tefekkürden ya kafayı yicem ki, fekat sağlam, temiz, en güzelinden delirdim, kafa pırıl pırıl “ o ses Türkiye’ye” katılmak istiom deyip çıkcem ya da bu kadar tefekkür ile erken yaşta yıpratıp kendimi, bir mum gibi çevremi aydınlatıp, kendimi erite erite tüketip, toprağa karışcem, hayırlısı be gülüm.

 

Yazının devamını oku

28 Ekim 2019 Akrep Yeni Ay Etkileri; Bu Gidiş Nereye

28 Ekim 2019 Tarihinde TSİ. 06.38’de Akrep Burcu 4°’de bir yeni ay doğacaktır. Etkilerine çok önceden girmiş bulunmaktayız. Bir şey oluşmadan, son haline kavuşmadan önce, çoğu şey için geçerli bir belirti gösterir, oluşun son haline geldiğinde gözle görülür olur ve uzaklaştığında nasıl tepki vereceği insanın seçimidir, hangi yolu seçeceği insana kalmıştır. Oluşum ölçüdür, kaderdir, seçerek oluşturduğun bir şey değildir gökyüzü tesirleri, oluşum sonrası müdahale olmaz, seçim insanındır, özgür irade dedikleri budur. Elinizle yazdığınız kitabınız, buyurun alın okuyun denilen budur.

 

Yağmur gelmeden önce içinde olduğumuz mevsime göre hava ya birden aşırı nemlenir, bunaltıcı olur, sıcaklık artar ki daha çok ilkbahar sonu ve yaz yağmurları için, ya bulutlar kararmaya, dizler kemikler sızlamaya, rüzgâr sert esmeye, güneş gizlenmeye, gök gürlemeye, şimşek çakmaya başlar ki anlarsın yağmur geliyor, şimşek, gök gürültüsü zaten kılavuza gerek kalmadığının göstergesidir, yağmur bardaktan boşalırcasına yağar, dışarıda isen, tedbirsiz isen ıslanırsın, hissetmiş, tedbiri almış, o an için imkân da var ise, bir yere sığınmış isen yağmur geçtikten sonra normal hayatına devam edersin.

 

Evet yıldız tesirleri, ay ve güneş’in ortak fazları da işte aynen bu örneğe benzer. Her ay fazı öncesi bizler aşağı yukarı bir hafta önceden hangi burç konağında doğacak ise ay ya da dolunay,  o burç konağının kapısından saçılması ezelden tayin olmuş etkileri hayatlarımızda, şuurlarımızda hissetmeye başlarız.


Yazının devamını oku